Mayıs 2013
8 gönderi
Ceviz Meyhanesi
Malumunuz meyhanemizde bir koşturmaca, bir heyecan var. Telaşlıyız. Yıllar sonra, tekrar misafir edeceğiz onu. Her yere duyurduk, Ferdi geliyor dedik, derdimizi silmeye.
Ferdi Tayfur abimiz biraz hastaymış bu aralar. Ses tellerini üşütmüş. Henüz çok yaşlı değil ama herkes kadar dikkat etmesi gerekiyor.
Melek ablamızı da yanında getirmesini istedik, oyunu varmış bugün. Dedim Ferdi abiye, yalnız...
Meşrû Şairin Nâ-meşrû Edebiyatı
Karikatürlere de ağlayasım var
Vişne suyumun içinde azdırdığım sinekler
Her gün aynı kapısından çıktığım bir evim var
Evime yaptıracağım ikinci kapıda adı silinen çift başlı engerek
Saçlarını yolmazsan sana da bir güzellik yapacak bu abin
Stabil titrediğin güzergahında bir evim, bir çocuğum, bir de içi kırık jantım var
Yumruğumun amacı kafanı falan yarmak değil kurmay yüzbaşım
Karşımda...
Halet-i Ruhiye'mi Hallet Ruhi
Bitmemiş yazıyı okumam
Okumam yazmam yokken
Bu zamanı düşünmem
Zincirimin aralarına karlar doldurun
Bir keresinde köpektim
Tasmamı kopartıp sana koşmuştum
Hatırlarsan yanağını ısırmıştım
Arşivine inmeme müsaade etseydin
Kitaplarını da delecektim
Kapınızı çalıp
Bey amcanın elini öpecektim
Cinsiyet değiştirdikten sonra tekrar eski cinsiyetime dönmüş gibiyim
Yazarsın, silersin, sonra...
Jelatin Palet
Kendimi yabancı bir dilde anlamadığım bir şekilde kandıracağım. Hırsızken çaldıklarımı müsrifken dağıtacağım ve cahilken en uzun yazarlara meydan okuyacağım!
Ayak tırnaklarımı uzunken göreceksin. Kafana yediğin tekmeyle suratın çizilecek, tırnak izim ikimizin olacak. Ben belki kesersem tırnaklarımı, yüzündeki iz geçecek.
Süt içeceğim banyoda banyo yaparken, şampuanı değil seni arayacağım...
Ben Sana Arkamı Dönüyorum
Yorum yaptığın tavalar kafama yağarken
Yapraklar yarasaların parmak uçlarında
Gece kararmış
Yavaş akıyor film şeritleri gözümün önünden
Finali ağırdan alıyorlar
Film şeritlerinin kenarları delinmemiş
Sinemam yazlık, koltukları yazılardan
Bıyığımın kenarlarını köpürtüyorum
Deniz kenarında boncuklarını yıkıyor
Beni boyayan berber
Bıyıklarımı soruyor boncuklarını durularken
Ahşaptan...
Karın Kasım Kasımpatım Elli ila Yüz Elli Santim!
Gerisin geriye yürü ve berideki adamı kaybet beni bul konumuzu sun makamına
Kapatıyorum kapıları giriş çıkışlar iptal olur artık dua edin diz çökün sizi yaradana insanlık adına!
Keskin kenarlarda filizler filizlenir yeşerir şapkan alnını kırıştır ve inlet tahtalardan araları
Tümsekten zıpladıktan sonra adımını bas ve bana bak hırlayan kuduz köpek arıları
Ağaçlarda büyür kelimeler yapraklar onu...
Sana Gelsin Özenerek Bezediğim Kirpiklerim!
Kahbe döner baş üstüne tepsilerle mermilerin içinde sığınak kurarak yaprak
Dökülür durmadan kafandan sakın korktuğun çamurlu haydutları
Kovarak yakmışsın diyorlar parmak uçlarından boynunu boynuna dolayanını
Gel diyorum çağırmıyorsun lamban yanıyor ulan bu saatte diyorum sana ‘buralar nereler birader’
Artık tanıdık diyorsan biz bu adamları evet tanımışsındır koklaya koklaya sıçtığın...
Nisan 2013
9 gönderi
Asfalt ve Batarya
Haykırıyoruz iki milimetre tenekelere muhtaçken topuklarımız. Evet, yumruklarımız sandığınızdan daha güçlü! Haykırmak zihin açar, haklısınız; koşalım isterseniz buradan istediğiniz gezegene kadar en kısa yoldan. Kestirmeler tehlikelerle doludur, duymuşsunuzdur, benim kendi adıma yaktırdığım ağaçlar kestirmelerde yaşarlar! Sürenizi hesapladık, toplamanız gereken bir sürü parça var. Kurallarınızı...
Beynimin Altına Yattığı Parçalar
Bir havyanın kısır döngüsünde santral kuran bir mırnav
Kendi ülkesinden sınır dışı edilirken taklalar atan bir kral
Boşboğazlığından ötürü duymazlıktan gelen münzevi bir general
Vaftiz olmayı bekleyen, henüz tanımadığım afrikalı bir leopar
Ve pençesinde ördüğü gözüne pansuman yapılmış
Dört dikişini de başkasına borçlu
Dinozora binerken sol ayakkabısını yere düşüren
Dudağı dinozorun...
Donkrino →
Donkrino ve Çarpıştığı Arabalar
Mor Maskeli Adamlar'dan Masallar
Krallar masal anlatmayı severler.
Her kralın anlatacak bir masalı vardır.
Bir masalı en güzel anlatan yine bir kraldır.
Masallar tehlikelidir, masalların altında herkesin düşürdüğü gerçekler vardır, kralın anlattığı masal, dinleyenleri sarhoş eder.
Ancak bazı masalların tadını kimse bilmez, krallar bile.
Masal başlar, kral anlatmaktadır, dinleyenler sarhoştur; masal devam eder, kral ve...
Belki de cennet burasıdır, tam ayaklarınızın altı!
Ben, dünyayı herkesten çok seven kral, hepinizi hepinizden daha çok seviyorum! Sizleri, imparatorluğuma çağırıyorum!
Bu yüzden kalelerim yıkılmıyor.
Bir lafı aynı anlama gelecek şekilde, ardına ardına farklı kelimelerle, cümlelerle anlatmaya bayılıyorum, bundan süper zevk alıyorum!
Beni inşa eden mimar hakkında milyonlarca söylenti var diyor kalem.
Birileri bir şeyler yazıyor, tüm bunlara...
Dünyayı Herkesten Çok Seven Kralın Kendiyle...
Karambolden yuvarlanmak kıvamında ayarttığın paralel merdivenden düşerken ben, tutmaya bile yeltenmemenin haddini aşması konusunu tartışıyorken hala halktan profesörlerle, kendi amaçları için başkalarının göz altlarına pembe çizgiler çizen bir çeşit püskürük kumpanyasından kaleler satın alıyorum. Satın aldığım kalenin vurulduğu imparatorluk, satın aldığım kaleyi vuran beylikler, çeşit çeşit...
Bir Ansiklopediden Beklenmeyen Taklalar →
Yer İnmek Daniskası - Necmi'nin Ani Cevabı.
Burada herkese bir silah verdiler. O çok sevdiğin Revolver. Takım elbise giydirdiler. Karnımızı doyurdular. Bir krala nasıl davranırsa bir imparatorluk, bana da öyle davrandılar. Soytarılarımız silahlarımızdı. Tarihte bir ilke imza atacak ve adları geçecek soytarıları ellerimize tutuşturup ‘ateş edin!’ dediler. Kimsenin götü yemedi. Ben kafama sıktım. Çünkü karşımda bir melek...
Yere İnmek Daniskası - Necmi'ye Mektup.
Merhaba Necmi.
Uzun zamandır buralarda yoksun. Aramızdan ayrılışının dönekliğini hatırlıyorum.
Annen, istisna kadın. Kremalı çorbaların mucidi annen.
Ve onu doğuran, kremalı çorbadan nefret eden, annenin annesi, anneannen.
Köpek, salyangoz olmaya özenen, 26 yaşındaki köpoğlu.
Kadın. Sesi soluğu çıkmıyor. Dönerek yükselen ve alçalan havanın kendine getirdiği güzelliği polislerden...
Mart 2013
1 gönderi
Bazen hiç dememen ya da tekrarlamaman gereken...
|Tabi ki bu ben değilim.
Şubat 2013
7 gönderi
Bırak gitsin abi o kaybeder?
Abi kaybetmemiş.
Nasıl lan?
Abi, ‘bırak gitsin abi o kaybeder’ dedin ya, kaybetmemiş.
Harbi mi lan?
Evet abi, hatta şunu anladım ki, ben kaybettim, keşke gitmeseydi.
Keşke. Neyse gitmiş artık, yapacak tek şey…
Yapacak tek şey yok abi, sen dinledim, bu geldi başıma. Ben gidiyorum, yok gitme deme, ben kaybederim.
Küfür ediyor diye kızma ona, o sadece daha cesur.
Kimse Senaristi Hatırlamaz
Ben saçmalıyordum yine
Bir de sen kapalıydın iyice
Acayip kapalı
Akşam onda vergi dairesi gibi kapalıydın
Kağıtların vardı senin arkası boş
Adımı yazıp çıktığım sınavların
İmla hatalarımı düzeltmen yok muydu hele
Estetiğimi düzelttiğin merdiven altları
Ölürken saçıma sürdüğün manevralar vardı
Aynı anda ölmemek için yaptırdığımız anıtlar
Heykelleri tıraş eden adamlardan medet ummuştuk
...
Laboratuvarlardan sol ayakla çıkmak.
Kendi ritüellerini arkalarda bırakıp önlerde çıplak koştuğundan üşütüyorsun, kafanı duvarlara çarpa çarpa ufalama girişimin karşılıksız kalınca, derebeylere atlıyorsun uçurumdan. Sularla kavga ediyorsun, yumrukların boşa çıkıyor. Bunu sen de biliyorsun ama antik düşünce tarzını yıkmak tarihe hakaret olur zannediyorsun! Balonlarını patlatmak her yeri helyuma boğmaz, balonlarının içinde helyum...
Bandaj
Sargılıyor aparkat yiyen
Beyaz sürmeli, orta yaşın haddini henüz aşmış adamların
Rengini eteğinden çalan, köyden kaçtık diye sevinen kadınlar
Kafalarını bandajlarla
Yumruklar dil kursunda
Lahana tarifi alıyorlar İspanyolca
Bir lastik geriliyor oka karşı
Okla yayın arası bozuk, ayrılar
Aylardır aykırılar
Ok hızını alamamış, saplı bir ağaçta
Hür, iradesiz ve kaynama noktasına yaklaşmış
...
Çarpıştığım Arabalar
Burnunu ikiyle çarpıp
Kanamalardan yollar türetmek
Elementleri arıyorum
Sebep sual olmak
Koşarak atlamak kamyonetlerden
Sentezleri sana bırakıyorum
Yarısını kaybetmek bir kısmının
Topuklarında dans etmek
Davayı bitiriyorum
Uzun zamandan sonra, zamanın uzunluğunu ölçüp yanında bittim. Bir otun çıkması bazılarını telaşa düşürdü, benim yanına gelmem telaşsız bıraktı seni. Kafanda kurduğun...
Kafanı buluyorum
Çağrıldığında çağrılmayı özlüyorum
Kafana sürdüğün sabunlardan köpük yapmayı
Yürüyen merdivenlerin de yıkanmasını istiyorum
Kabloların şık durması için yol kenarlarında
Örülmesini düşünüyorum
Kuşların örgülere konmasını kurguluyorum
Birbirinizden haberiniz yokken
Hepinizi birbirinize döndürmeyi vaat ediyorum
Döndükçe
Sizinle bayılmayı umuyorum
Bayılıyorum saçlarına
Umuyorum uzarlar
...
Ocak 2013
10 gönderi
S | Ayrı olması gerekirken birleşik yazılan iki...
Aktrist
Avuçlarına hava çarptı
Parmak aralarında saçlarım aydınlanamadı
Cahilce kıvrıldılar köşeye, lirik
Son aktrist
Vurmanla gözlerime elindeki ince baltayla
Kesilmek oyalandı, büzüştü kirpiklerim
Kan haykırdı
Fışkırmak geç kalırdı
Yoruldun
Baltayı bırakırken
Patladı
Işığı hazmeden aktrist
Çapında bulunmam
Mevzindeki tek zat olmam
Koşmak içgüdüsünü
Elele* ve bayır aşağı sağladı
...
Çocukluğumdaki pazar yerleri süresince seviyorum...
İntihar eden çocuklar cennete gitmeli.
Büyümek onlar için henüz erken
İçimdeki çocuk ölmedi zannediyorsun değil mi? Nefes alıp almadığına bile bakmadan. Onunla bir kere bile konuşmadan. Mutlu etmeden onu. Orada duruyor mu diye kontrol ettin mi?
Büyümeseydik
Çocukken oynadığımız şarkıların modası geçerdi
Şekerler küflenirdi
Kıyafetlerimiz çürürdü
Evlerin yerleri değişirdi
Arabalar eskirdi
Kirlenirdik
Tırnaklarımız uzardı
...
Dünyaya nasıl baktığımı görmediğim zamanlardı.
Bu zamanlar çok kalkıyorduk ayağa. Esip gürlemekten daha çok, kahkahalarımız patlıyordu. Sen yoktun ortalıkta.
Mor Maskeli Adamlar’dan O.
Seni az çok tanıyorum.
Seni çok az tanıyorum.
Mor Maskeli Adamlar’dan K.
Solungaç Nakli Okyanusları Daha Temiz Tutar
İçinde taşıdığın
Seçilmişlere bağışlanan koku
Sakallarının çıkmasını salık verir
Saçlarının beyazlamasını
Gülerken yarattığın ihtişamların naklini ödetir
Zayıflamışsındır
Tedirginlik yaratırsın bana atfen, ithafen
Sana tapmam tedirginliğimi temizler
Yazıyor olmam
Saçlarını okşamamı istetir benden
Boynuna yeni yeni değen saçlarını
Ellerim saçlarına yeni yeni değerken
Saçlarının...
Ve seni özlemek modern bir intihar biçimidir...
Leylekler de melekler kadar
Sapmak suçmuş ve bu yeni suçumuzu bize kabul ettirmeye çalışıyorlar. Kavga’yı yazdık diye, açlığımız tartışılıyor. Evet bu kadar açız. Açlıktan nefesimiz kokuyor… Tok açın halinden anlamaz… Aç olmak bir seçim değil, kader… Komşusu açken tok yatan bizden değildir… Açın karnı doyar göz doymaz… Aç ayı oynamaz… Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız...
Aralık 2012
4 gönderi
Sana bayıldığımı defalarca söyletmek istiyor...
Eylemek gerekiyorsa sözü, kalıbından dökülür pansuman; çoğul konuşur edatlarım, kanun kaçağı yargılarlar saçlarımdan düşen kar tanelerini.
Mor Maskeli Adamlar’dan E.
Tükenmek Hakkı-2
Yaklaşınca gözlerimizi alırmış ışıklar, fark ediyoruz. Kimin kimi önce becereceğinden habersiziz, iki taraf da becerilecek üstelik, bekliyoruz. Ne de olsa becerikli adamlarız.
Mor Maskeli Adamlar’dan T.
Affedildiğini zanneder, oysa ciğeri sökülecektir,...
Dolma ve Biber
Eskisi kadar çok tüketilmiyor dolmabiberler
Dolmakalemler
Kalembiberler
Dolma ve biber
Neden yenilmiyor
Soğuk artık bizden öte bir kavram
Mekanın boşluğu uzaktan da fark edilebiliyor
Kalabalık tek yöne koşmuyor
Dağınık kitapçı rafları
Toz, yaprakların arasına saklanıyor
Yabancılar her yerde
Anlamayayım diye kaçırıldıkça
En zayıf noktalarını keşfetmemem için mevkiler öne sürüyorlar
...
Kasım 2012
5 gönderi
Yalnız insan kendisinin her şeyidir.
Leonardo da Vinci
Saçının Teline Yapılan Haksızlık
Teninin rengini sınıflandıranlar var
Saçlarımızın dolambaçlarına haykıranlar
Mum yolanlar elimi tutup beni çekmeni anlatmamı basitleştiren ka düzleminde imla ve telaffuz hataları
Farkında olmadan kendime taptırdığım insanların gözlerindeki bakışı yakalamam, benim de sana taptığımın mekanizması
Dedim ya, ben postmodern peygamberin olmaya razıyım
Ki sen lutfetmeden de aldım bu sıfatı üzerime
...
Birleşik Adların Boşanma Davası-1
Kalabalıkların arasından geçmeyeli çok olmuştu seninle
El sallamayalı
Müziklerimi sana dinletmeyeli
Caddenin soluna düşer dediğin kaldırımlarda ayağım burkulurken
Beni tanıyanlar seni sorarlardı
Müzik ortamıza düşerdi
Bir şey olacakmış gibi kafamızı sakınırdık
Sonra güler ve birbirimize sarılırdık
Çoraplarımızı çıkarıp ağlardık film başlamadan
Tembeldim demeyi çok isterdim
Başarısız...
Çok az film seyrediyorsun diye.
Annemle görüşmüyorum uzun zamandır.
-Ben anneme ölürüm ya.
Ben de babama ölürüm ama sen babana ölmüyorsun herhalde.
-Babam öldü zaten benim.
Ekim 2012
10 gönderi
Demek ki bir yıl gerçekten de uzunmuş. Yoksa hala...
Tecrübelerimiz giderek artıyor. Tarikat, adını koyduğu yola çıkmak adına, koreografisinin çizgilerini çiziyor. Tarikat, ‘Buradayız!’ diye bağırınca, silinemez varlığı, paslı harflerle yazılacak. Kimse o paslara dokunamayacak.
Ve bir gün, tüm mor boyalar tükendiğinde; fırça darbeleri Vincent Van Gogh gibi intihara kalkışıp, bunu başarıyla tamamladığında; etrafa bakan herkes yükselen...
Karıma.
10 dakikadır aramıyorsun. Bu yüzden film başlamıyor. Parmaklarıma oje sürmeye karar verdim ve rengini tahmin edebiliyorsundur.
Gideceğim dediğim yerlere, beni gör diye gidiyorum.
İsteğim, kör olmaman.
Mor Maskeli Adamlardan B.
Karma.
Kollarımıza bilmediğimiz armalar dikiyorlar Kumral.
Yollarımıza bilmediğimiz armağanlar bırakıyorlar.
Ayet yazar gibi kitap yazıyorlar, gökten iner gibi tepemizdeler her an. Kutsal kabul ettiriyorlar kendi kutsallarını. Sormuyorlar ya da açıklamıyorlar bilmediklerimizi.
Tasarlamamız gerekiyor hayalimizdeki evreni, düşü, dünyayı.
Karşılaştırmalı Cinayet Tarihi
Beni de yağmurlar çalıyor uykuya maya
Kopuşumu çay bardaklarına doldurup öpüyor kenarlarımı
Dudak izleri kalıyor bükümlerimde
Karşılaştırmalı cinayet tarihi başlıyor lavabomda
Dudak izlerini tercüme edecek laborant labirente kaydoluyor
Tuzluktan dökülen tuzlar spiral tadlar armağan bırakıyorlar
Bu savaşa dudak yuman katiller kaygılanıyorlar
Savaş yarını getirmiyor bileğimde taşıdığım...
Açık Unutulan Oturum
Sanki sevişmez gibi insanlar
Seviştiklerini ve yaptıkları işin adını seks olarak koydukları düzeni
Sanki hiçbirinde cinsel organ bulunmazmış gibi
Adlarını bahşettiklerinde ayıp diye kovalayan dilini
Çıplak kalmak neye göre ayıp, bilmezken bilemezken
Tek sorun tenlerimizin değmesiymiş gibi
Kendi teninin ter bezlerini aldıran bir peygamber düşlerler
Soyunmak, kıyafetlerden sonra soyadını da...
Sansürsüz Patlayan Torpille Çıplak Kalması Bir...
Parseller satılıyor alınmak pahalıyken kulvarlardan taksiyle
Metroseksüellerin şeritleri ihlal etmemesi için imza topluyoruz saat bir, öğle
Ağız yaraları öpüşerek geçer diyor uzman kruvazör işletmecileri
Öpüşmek yerine komaya sokuyoruz çok eşli bir kuru temizlemeciyi, hastanede eşleri
Ağzımız yara, kafamız her fren için önceden karate yapmış gibi müsait
Terimiz ağız yaralarımızı yakar yakmaz...